Güncel Teknoloji Haberleri

Türkiye’nin ilk ve tek

Sabancı Üniversitesi dünyanın önde gelen üniversitelerinden MIT ile yaptığı stratejik ortaklığına bir yenisini daha ekliyor. Yapılan yeni işbirliği kapsamında Sabancı Üniversitesi bünyesinde Behavioral Analytics & Visualization Lab kuruldu. Türkiye’de ilk ve tek olan laboratuvarla ilgili tanıtım toplantısı 25 Mayıs 2015, Pazartesi günü Karaköy Minerva Palas’ta gerçekleşti.

Laboratuvarın tanıtım toplantısının açış konuşmasını Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nihat Berker gerçekleştirdi. Ardından MIT Media Lab kurucularından ve Dünya Ekonomik Forumu Büyük Veri Girişimi Eş Başkanı Prof. Alex Pentland bir konuşma yaparak konuşmasında Büyük Veri Analitiği ve İşbirliğinin Önemi”nden söz etti. Prof. Pentland sözlerine 1995 yılında MIT’de başlatılan giyilebilir teknoloji çalışmalarını anlatarak başladı. Bu çalışmalardan elde edilen verilere ve bugün kullanılan bazı teknolojilerin o zamandan tasarlandığına dikkat çekti. Prof. Pentland, bu teknolojiler sayesinde büyük verinin toplandığını belirtirken, büyük verinin kullanım alanlarını sağlıktan giyime uzanan geniş bir yelpazede örnekler vererek anlattı. Bu alanda yapılan çalışmalar sayesinde elde edilen verilerin insanların, hem iş hayatında hem de sosyal hayatlarında işbirlikleri kurmalarını ve daha fazla sosyalleşmelerine destek olduğunun altını çizdi.

Son olarak laboratuvar direktörleri Sabancı Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Burçin Bozkaya ve Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selim Balcısoy laboratuvar etkinlikleri hakkında bilgi verdiler.

Doç. Dr. Burçin Bozkaya, Büyük Veri Analitiği’nin son yıllarda önemi ve yaygınlığı giderek artan bir araştırma alanı olduğunu ve çok farklı sektör ve uygulamalardan elde edilen büyük veritabanlarının farklı amaçlar için analiz edilerek bireylere ve topluma faydalı çıktılar haline dönüştürülebildiğini söyledi. Örneğin bir arama motorunda “grip” sözcüğü ile yapılan aramanın sonuçlarına bakarak hastalığın hangi bölgelerde ne hızla yayılmakta olduğunu tespit etme, kişilerin bilgilendirilme ve aşı ihtiyacını ve ayrıca tedavi için kaynak kullanımını bu sayede en doğru şekilde gerçekleştirme gibi kazanımlar elde edilebileceğini belirtti. Yine örneğin bir Facebook kullanıcısının sosyal ortamdaki paylaşımları ve davranışlarının analizi ile bu kişinin hayatında mezun olma, evlilik, işe girme, işini kaybetme gibi önemli bir değişiklik olup olmadığını tespit etme ve bu bilgiyi de bu kişiye hayatını kolaylaştırıcı imkanlar sunma amaçlı kullanabilme potansiyelinin olduğuna işaret etti.

Tüm bu analizler yapılırken kişiye ait verinin güvenliğinin en üst düzeyde ele alınması gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Bozkaya, veritabanları her ne kadar anonim hale getirilse de mekansal ve zamansal detaylar dahil olduğunda kişilerin kimliklerinin tekrar açığa çıkabileceğini, Laboratuvar çalışmaları ve çalışmaların yayınlanması esnasında bu konunun en yüksek önem derecesinde gündemde tutulacağını ifade etti.

Doç. Dr. Selim Balcısoy, verilerin görselleştirilmesi çerçevesinde geliştirilen sanal İstanbul masasını sundu. Doç. Dr. Balcısoy, veri görselleştirmelerinin amacının; görme duyusunu uyararak, insanlara karmaşık veriler hakkında anlam çıkarmada yardım etmek olduğunu söyledi. Bunu sağlamak için bugüne kadar geleneksel bilgisayar etkileşim yaklaşımları ile karmaşık verilerin analizinin çözümü için araştırmalar yapıldığını, ancak özellikle ortaklaşa çalışma ve uzun süreli kullanıcı eğitimi almadan analize başlama konularında ciddi sorunlar olduğunu belirtti. Doç. Dr. Balcısoy, insanların doğumlarından itibaren etraflarındaki dünya ile fare ve klavye kullanma güdüsüne değil, dokunarak inceleme ve öğrenme güdüsüne sahip olduklarının fakat geleneksel bilgisayar etkileşimler teknikleri ve görselleştirmeler bu ihtiyacı tam anlamıyla karşılayamadığının altını çizdi.

Doç. Dr. Selim Balcısoy “Yapılan araştırmaları incelediğimizde uzamsal ekranlar üzerinde yapılan çalışmalar ile fiziksel görselleştirmelerinde rastlanan farklı kısıtlamaların ve etkileşim sorunlarının çözülebileceğini belirledik. Bunun için bir veri görselleştirme sistemi inşa ederek üç boyutlu yazıcıdan çıkan pasif veya aktif fiziksel görselleştirmenin üzerine bir projektörden görüntüler yansıtılmaktadır. İstanbul masası bu çalışmaların ilk örneklerinden biridir. Bu çalışma ve araştırma ortamı sayesinde fiziksel görselleştirmeler üzerinde etkileşim araştırmaları yapmaktayız. Bu araştırmaların sonucunda fiziksel görselleştirmelerin uzamsal ekranlar ile beraber etkileşimli olarak çalışarak kullanıcıların karmaşık ve yoğun verileri hızlı ve verimli olarak ortaklaşa analiz edebilecekleri bir sistem yaratılmıştır. Literatüre baktığımızda benzer bir sistem olmadığını, özellikle veri analizine odaklanan fiziksel görselleştirme çözümleri konusunda ciddi bir boşluk olduğunu tespit ettik” dedi. İstanbul masasının finans, telekom ve şehir planlaması alanında karar vericiler, analistler ve diğer paydaşları aynı veri etrafında buluşturan önemli bir veri manalandırma ve analiz aracı olacağını öngördüklerini ifade etti. 

Bir önceki yazımız'da İşte dünyanın en büyük fotoğrafı! (Video) başlıklı makale en büyük fotoğraf ve fotoğraf hakkında bilgiler verilmektedir.


Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.